27 Eylül 2020 Pazar

KÖŞE YAZARLARI

Deha Onur Akdemir

Deha Onur Akdemir

ELVEDA...

 Evet yanlış okumadınız. Süper bir haber vererek sizlerin değerli günlerine anlam, geleceklerine 4 elle sarılma isteği veriyorum.
 
Hepiniz, hatta her kesiminiz bu ukala kardeşinizden, arkadaşınızdan, dostunuzdan, düşmanınızdan artık adını siz koyun kısacası benden kurtuluyorsunuz.
 
"Aman ne büyük haber" demeyin zira benim için çok ama çooook zor bir olay. Söz verdiğin sevdiğinden, gözlerine bakmaya doyamadığın aşkından vazgeçer gibi bir şey.
 
Bir kaç nedeni var. İlk önce onları derleyeyim. Şu mesleğe, şu memlekete aşık olup değer verdiğim günden beri, "aman birileri mutlu olsun" diye kalem oynamadım. Ben doğru olayım, gerekiyorsa agresif desin, gereksizce abartıyor desin, hatta şizofren" desinler asla umursamadım.
Hedef ve gaye o kadar açık ve netti ki!
Huzur, gelecek, mutluluk...
 
Bir memleket başka daha ne istesin diye düşünürdüm hep. 
 
Şimdi ise bu saydığım şeyde gözü olmayan memlekete daha fazla kalem oynatıp, daha fazla ne eleştirilmenin, ne de küfür yemenin manası yok.
 
Memleket eğer kalıbından çıkmamayı devlet babanın yatırımı ile yetinmeyi, bununla mutlu olabilmeyi becerebiliyorsa eyvallah demekten başka en ufak bir şey yok. Rabbim bu ülkenin en huzurlu kenti seni seçsin.
 
Öylesine öfkeliyim ki yazılardan sonra gelen mesajlara ya da telefonlara olan kızgınlık değil bu.
 
Hani uğraşırsınız ya birinin mutlu olması için, o istemese de... siz bunu görev edinirsiniz nasıl ki sevdiğiniz canım dediğiniz, onsuz nefes alınmaz Nefes onunla anlamlı dediğiniz partnerinize aman o yorulmasın, hayatında gölge olmasın, ayağına taş değmesin diye yırtınırsınız!!!
 
İşte memleketiniz içinde aynı şekilde kimsenin demesine istemesine gerek olmadan. Onun içinde yaşadığın için asli görev addeder uğraşırsın.
 
Ama gün gelir bir densiz, hadsiz, iş bilmez, duygusuz ve sana derki "hayırdır birader memleket bir tek senin mi?" üstüne mi vazife" diye sorar...
 
Kudurursun, sinirden ölürsün hatta. Ama bakar ki çok sinirlisin ufak bir şirinlikle bu sefer hadi bildirme bu kez şiddetini azaltarak yön değiştirir.
 
"Kardeşim söylediğin her laf, yazdığın her cümle memleketi yönetmeni değil, beni yani memleketi yaralıyor" der....
 
Bu nedir bilir misiniz?
 
"Ben içki içmeye sebep bulamadım. Bu kez de bu sebeple içiyorum " demektir.
 
Hadi be oradan diye haykırırsın "memleket içinde ben yaşadığım için memleket. Bu şehri yönetenlerin tamamı ama tamamı gün gelecek gidecek. Ama ben yaşıyorum benimle kalacaksın" diye haykırırsın.
 
Ama baktın ki ses yok. Memleket çok huzurlu o zaman da susar, edebinle elini ayağını çeker gidersin.
 
Dediğim gibi bu memleket için son yazım bu. Ben son yazdığım yazıyı hatırlıyorum. Alim hocama seslenmiştin eski devrin iş bilmez yalakaları Kütahya Belediye'sinde çalışmaya devam eder, senin ülkücülerin dışarda kalırsa en sert eleştiriyi ben yaparım demiştim.
 
Üzgünüm okurlar... İster etek giydi diyin, ister dansöz gibi kıvırdı diyin, isterseniz korkak diyin. Ben hocam dediğim, vekilim dediğim, başkanım dediğim Alim Hoca'mı eleştiremiyorum. Ağır yazmam gerekir ama elim gitmez.
Kendimi bitirir ELVEDA derim daha iyi.
 
Şimdi Kütahya'yı benden çok sevenler kına yakabilirsiniz!!!
 
Sayfayı Yazdır

YORUMLAR

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÖNE ÇIKANLAR

YAZARLAR

KÜTAHYA

KENT KONSEYİ NE İŞ YAPAR?

Yerel yönetimlerin kuşkusuz en büyük yol gösterenleri olarak adlandırılan şehir kent konseyleri çevre illerde yerel yönetimlere projeler

KÜTAHYA - HAVA DURUMU

KUTAHYA

ÇOK OKUNANLAR

  • Listelenecek kayıt bulunamadı