22 Ekim 2019 Salı

KÖŞE YAZARLARI

Deha Onur Akdemir

Deha Onur Akdemir

BİZİMKİSİ AŞK HİKAYESİ

 Bu hafta farklı başlamak gerekir diye düşündüm.

Her zamanki yazılardan farklı olsun istiyorum.

Zira son zamanlarda yaşanan gelişmeler sonrası ellerini ovuşturarak bekleyen bir hayli fazla dalkavuk'a selamın her türlüsü gitsin, 7 göbek bağlantılarına.

 

"Bizimkisi aşk hikayesi" diye şarkılar söylenirken"Bizimkisi memleket meselesi" dedik.

Yazdıklarımıza küfreden de oldu; alkış tutan da. Ama ne alkışla gaza geldik, nede küfredenin yanına kâr bırakmadık. Hele ki dava açıp adliye yolu gösterenlerden hiç korkmadık.

Abdesimizden şüphemiz olmadı ki kılınan namazdan şüphemiz olsun. Alayı vız gelir tırıst gider.

 

Son uç senedir turizm ile ilgilenip kendi Şirketimizi bu krizde ayakta tutalım, hem de rızkımızı çocuklarimiza goturelim diye uğraşıyorum.

 

Asla kıramayacağım insan Hasan Demir sayesinde de bu platformdan memleketime olan borcumu ödemeye çalışırım. Bedeli mi? Bedeli neyse zaten öderiz vesselam.

 

Şu kısa girişgahın ardından selamı alması gerekenlere selam diyerek başlayalim birikmişlere.

 

Geçen hafta Kütahya ziyaretimde eşe dosta fırsat kalmasa da sözümü yerine getirip Belediye Başkani Alim Hocamızla görüştüm.

 Kaldığım sure zarfında 50'den fazla iş isteyen insan, cep harçlığı isteyen kendini acindiran vatandaşa ve onlara gösterdiği ilginin fotoğrafini çektim.  "Hocam yatirimci getireceğim yardimci ol" diyen bir kişi ise hala hafizamda.

 

Daha önce de yazdim sizin Başkanim dediğiniz Alim hocayi milletvekilliğinden önce tanidiğim için ne başkanım diyebildim, ne vekilim. Ben kendisine hala hocam diyorum. Bu nedenle de eleştirilerin en sertini "vurun abalıya" demeden hakkaniyetle yapabilirim.

 

Hocam dertsiz başına dert almışsın!!!

 

Seçimlerde verdiğin "binlerce kişiye iş imkanı" vaadini herkes göreve gelir gelmez vereceksin sanmış ki kapında kamp kurulmuş.

 

Açık kapı belediyeciliğinde sen elini vermiş kolunu kaptırmışsın. Bizim hemşehrilerde bu toleransı fazlasıyla kullanıyor.

 

Belediye de 600 işçi fazladan çalışıyor. Bunu her gelenle paylaştığın için rahatça yazıyorum.

 

Diğer paylaşımlarını 1 ocak milat olsun dediğin için şimdilik kendime saklıyor, yazacağım tarihi iple çekiyorum.

 

Belediye çalışanlarına ufak bir tavsiyem var! İşinize dört elle sarılın, sadece işinizi yapın ki "sizi kim işe almış, kimin adamısınız" bunlar sorgulanmasın. İşini layıkı ile yapanin garanti çalışacağı bir kurum gördüm.

 

Gösterişli belediye binasının içi tam anlamıyla bana boş geldi. Daha giriş kapısında ki görevli personellerin Alim Hoca'nın iş aşkının yarısı yok!!!

 

Belediyenin hemen girişinde ki o bom boş alan bence seçim öncesi verilen vaadlerin maketleri ile donatılmalı. Her vaadelien gerçekleştiğinde "bakın bu bitti" denmeli.

 

Bir şehir düşünün ilk siftahını otogardan yaptığınız!!!

 

Bizlerin ÇİNİGAR dediği, bir zamanların unutulmaz mekanı.

 

Şimdilerde tamamen bakımsız, özensiz tam bir çiftlik olmuş. Yazıhanesinden, restoranlarına, ayakçılarından otobüs peronlarına kadar bir çok dostumun olduğu yer adeta çöplük.

 

Esenler,  Aşti otogari gibi değildir bizim Çinigar esnafimız sıcaktır. Hala o sıcaklık onlarda var ancak mekan berbat üstü. Girişte XR cihazı. Cihaz başında "Balon patlatma"oyunu oynayan özel güvenlik!!!

 

Garajda sadece çıkış memuru olan polis var! Başka da polis göremedim. Danışma da görevli yok anonsu garajda ki çalışan gişeci arkadaşlar yapıyor.

Garajın otopark girişinde giriş görevlisi değil tostcu! Şehir otobüsleri bekleme peronunda kırık ortalığa atılmış banklar var.

 

Her yeri pis, kirik dökük tuvaletler, dükkanına sığamayan esnaf var.

 

Ama ne yok derseniz temizleyen yok, yöneten yok, yol gösteren yok.

 

Çatıdan shingili sarkan, paslı görüntülerin çirkinliği yetmiyor gibi Çini diyari memleketin garajinda polyester üzerine yazılan kabartma otogar tabelası var!!!

 

Yakında oluk oluk öğrenci bu kente gelecek HOCAM!!!

 

şehrinde öğrenciyi bu kepaze ortamda mı alacak "Nereye geldim!" mi dedirteceksin!!!

 

Çinigar yöneticini uyar bile demek istemiyorum. Zira bu kepazeliği uyarinla görecek personele ihtiyacin olmamali.

 

Nereye elimi atsam elimde kaldı Kütahya gezim. Hisara çıktım. Çay bahçesi tadilatta. Takim elbiseli personelin toplu sohbet ederken eline yağlı boya fırçası alan yeşil yelekli teyzem banklardaki demir harici her yeri boyamakla meşgul.

 

Kısacası güzel hocam şehirde bir hava yaratacağından şüphe yok. Yok ama geç kalacağından korkuyoruz.

 

Şehire Alim lazım tamam da hemen lazım.

 

Bırak işçi çıkardı desinler, bırak kıyım yapıyor desinler. İlk başta da yazdım Bizim abdestinden şüphemiz yok namazından şüphemiz olsun!!!

Sayfayı Yazdır

YORUMLAR

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

ÖNE ÇIKANLAR

YAZARLAR

KÜTAHYA

KENT KONSEYİ NE İŞ YAPAR?

Yerel yönetimlerin kuşkusuz en büyük yol gösterenleri olarak adlandırılan şehir kent konseyleri çevre illerde yerel yönetimlere projeler

KÜTAHYA - HAVA DURUMU

KUTAHYA

ÇOK OKUNANLAR

  • Listelenecek kayıt bulunamadı