
Kenenin en tehlikelisi kaplumbağa da
Tarih: 12.06.2008 Saat: 14:29 Konu: Kütahya
Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ahmet Selçuk Özen, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı'nın bulaşması ile ilgili en tehlikeli kene türünün , ''hyalomma'' cinsine bağlı türler olduğunu bildirdi. Özen bu tür kenelerin, kaplumbağa gibi küçük omurgalı hayvanlarda çok sık görüldüğünü ifade etti.
YANLIŞ İNANIŞLARLA GELEN TEHLİKE
Yrd. Doç. Dr. Özen, bazı yerlerde ''kansere karşı kaplumbağa kanı'' gibi çok yaygın ve yanlış bir inanış bulunduğuna dikkati çekti. ''Bazı kişiler bu tür safsatalara inanarak, ne yazık ki faydalı olacağını düşünerek kaplumbağa kanı içiyor'' diyen Özen, şöyle devam etti: ''Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı'na neden olan hyalomma cinsi kenelerin de kaplumbağa gibi küçük omurgalı hayvanlarda görüldüğünü göz önünde bulundurursak, bu inanışın son derece tehlikeli olduğunu görebiliriz. Doğada bulduğum kaplumbağa üzerinde yaptığım incelemede, 'hyalomma' cinsi kenelere rastladım. Bu kenelerin kaplumbağanın kanını emerek normal büyüklüklerinin neredeyse on katına ulaştığını gözlemledim.''
Özen, ''hyalomma'' cinsine bağlı türlerin çok tehlikeli olduğuna işaret ederek, bu cins kenelerin kaplumbağa, tavşan, kedi, köpek ve kirpi gibi küçük omurgalı hayvanlardan kan emerken virüsleri aldığını ve aynı şekilde bulaştırdığını ifade etti.
ETKİN BİR İLACI VE AŞISI YOK
Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı'nın destek tedavisi dışında kullanılabilecek etkin bir ilacı ve uygulanabilecek etkin bir aşısının bulunmadığını belirten Özen, koruyucu önlemlerin alınmasının çok önemli olduğunu söyledi. İnsanların kenelere karşı çok dikkatli olması gerektiğini belirten Özen, şöyle konuştu: ''Özellikle hayvancılıkla uğraşan vatandaşlar her gün vücutlarını mutlaka kontrol etmelidir. Vücuda yapışan keneler ilk günlerde varlığını hissettirmeyebilirler. Çünkü, kenelerin varlığı birkaç gün sonra kaşınma ya da tesadüfen anlaşılabiliyor. Kene, cımbızla deriye yapıştığı yerden tutulup sağa sola oynatılarak çivi çıkarılır gibi çıkarılmalıdır. Keneler kesinlikle patlatılmamalı, öldürülmemelidir. Vücuttan uzaklaşması için kimyasal maddeler dökülmemeli veya üzerine kibrit veya sigara ateşi tutulmamalıdır. Bu uygulamaların yapılması halinde kenenin mikrobu vücuda vermesi kolaylaşır. Hastalık belirtilerinin ortaya çıkması halinde en kısa sürede mutlaka sağlık kuruluşuna başvurulmalı.''
PİKNİKÇİLERE DİKKATLİ OLMALI
Ahmet Selçuk Özen, kenelerden uzak durulması için pikniğe giden vatandaşları, pantolonların paçalarının çorabın içine sokulması, açık renkli ayakkabı giyilmesi ve gömleğin pantolonun içine sokulup sıkıştırılmasını önerdi.
Özen, Sarımsaklı su solüsyonunun sprey halinde vücuda püskürtülmesiyle sadece kene değil, bit ve pire gibi haşerelerin vücuda yapışma ihtimalinin azalacağını da sözlerine ekledi.

|
|