
“AKP bu rezalete son versin”
Tarih: 14.07.2007 Saat: 11:54 Konu: Kütahya
Genç Parti Kütahya 1. Sıra Milletvekili Adayı Seyfettin Ayçiçek Başbakan Tayyip Erdoğanın Seçim gezilerinde devletin uçak, helikopter, ve arabalarının kullanılmasının, bunca aç ve işsiz insan varken vicdansızlık ve diğer siyasi partilere karşı adaletsizlik olduğunu öne sürerken, bu tür etik dışı uygulamalara bir an önce son verilmesi gerektiğini o harcanan paraların vatandaşların kan ter içerisinde biriktirip ödediği vergilerden çıktığını sözlerine ekledi.
Ayrıca AKP'yi Fikir fakiri olmakla eleştiren Seyfettin AYÇİÇEK Ben Yapacaklarınızla değil yaptıklarınızla övünün dedim diye henüz tamamlanmamış veya başlanmamış ne kadar ittirme proje varsa bunları açıkladınız. Şimdi soruyuyorum size Kütahya'da bunca işsiz aşsız insan dolaşırken vicdanınız rahatmı? Geçtiğimiz seçimlerde 6 Milletvekili gönderdiniz beyler! Kütahya'yı Ülkenin belli başlı önder şehirleri arasına sokma gücünüz vardı! Allah aşkına çok mu şey yaptınız? Söylediklerinizin kaçını gerçekleştirdiniz? Şimdi yine fikir fakirliğinizle, yarım yamalak istikrarsız göz boyama projelerinizden öteye ne vaad edebiliyorsunuz Kütahya için? Oysa ki Kütahya Halkının isteği gayet net ve açıktı.. Bu Halk İş istiyor! Çalışmak üretmek istiyor! Kimseye muhtaç olmadan evine ekmeğini götürebilmeyi istiyor! 4 sene boyunca bunca haykırışa kulak tıkandı, duymamazlıktan gelindi!..Yazık çok yazık!...Az kaldı. Herkes neyin ne olduğunu gördü! Allahın izniyle bu çaresizliğin haykırışları 22 temmuz da yerini sevinç çığlıklarına bırakacak. İşte o gün bunca ezilen, susturulmuş, sindirilmiş, küstürülmüş ; emekçimizin, çiftçimizin, esnafımızın, işsizimizin iktidara geldiği gün olacak!
Siyaset bu olmamalı !..
Genç Parti 1. Sıra Milletvekili adayı Seyfettin AYÇİÇEK seçim sürecinde yaşadıklarının kendisini son derece yıprattığını belirtirken sözlerine şu cümlelerle devam etti " 57 yaşındayım ve bunca senedir hayatımda görmediğim yalanı, dolanı, riyakarlağı ve şerefsizliği bana bu yaşımda gösterdiler. Bu nasıl bir hırstır arkadaş? Bakıyorum da herkez Vatan Millet hizmeti aşkıyla yanmaya başlamış, bu aşk öylesine sarmış ki benedenlerini Vatanları için kendi onur, namus ve haysiyetlerini hiçe sayıyorlar. İyi güzelde burda bir yanlışlık yok mu sizcede? Vatanı tüm değerlerin üzerin de kutsal bir kavram yapan kendi toprakları üzerinde bağımsızca ve huzur içinde namusuyla yaşamak yolunda kanını canını hiçe sayan insanların oluşturduğu bütünlüğün kanla sulanan toprağının üzerinde dalgalandırdığı şerefli bayrağının altında kenetlenmesi ve onu ne pahasına olursa olsun koruması değilmidir? Peki insani değerlerini kaybetmiş onursuz ve namussuz menfaat beklentileri içine düşmüş insanlar bu Vatanı nasıl koruyabilir veya bu Vatan için nasıl doğruyu güzeli ister?
Maalesef bu soruların cevabını hepimiz çok iyi biliyoruz. Ancak ben siyasete tekrar atıldığım şu iki ay içerisinde daha da yakından görme fırsatı buldum. Evet ne yazık ki bu aşk Vatan aşkı değil, Bu aşk Para aşkı pul aşkı, güç aşkı, menfaat aşkı. Şunca kısa zamanda hayatım boyunca varlığından bir haber olduğum akrabalarım mı gelip kapımı çalmadı. 30 ytl ye oyunu satılığa çıkaranı mı görmedim, ilk başlarda bana son derece yakın durup bu Vatana hizmet için davamızda ölüme kadar yanındayız deyip üç gün sonra inanılmaz maddi taleplerini reddettiğimde etrafımdan kaybolan yalakaları mı görmedim.
İnanın insan kahrediyor. Ama bir de gerçek var ki bu tür insanlara bir teşekkür borçluyum. Beni daha da hırslandırdılar. İnsan namusuyla yaşar , Ben bu seçimleri namussuzluklarla kazanıp milletvekili olmaktansa namusumla yaşayıp vatandaş Seyfettin kalmayı seve seve tercih ederim. Benim ne o mecliste verilen 7 - 8 milyar paraya, ne şan şöhrete ihtiyacım var ne de art niyetle ileride Meclise girince acısını katmer katmer çıkartmak için dağıtılacak param var. Ben zaten elimden geldince sorumlu bir vatandaş olarak bu Ülkenin senelerdir hizmetindeyim. Allah bana imkan verdi Kütahya ya geldim fabrikalar kurdum, yatırımlar yaptım insanlara iş verdim , ekmek verdim, çocuklar okuttum, fakire fukaraya elimi uzattım dualarını aldım. Bundan büyük bir onur olacağını da zannetmiyorum.
Ama dediğim gibi daha da hırslandım. Ben bu işin doğrusunu yapmak için Allahımın izniyle TBMM de ki yerimi alacağım. Bundan da adım kadar eminim çünkü hala dürüst insanlara rağbet bazı kendini bilmez sahtekarlara oranla çok daha fazla. Bu sözlerimi diğer siyasi parti adayları yanlış anlamasın, üzerine alınmasın elbette dört dörtlük adaylar da var. Benim bu sözlerimin muhattapları kendilerini iyi bilirler ve çokta iyi anlamışlardır.
Sevgili hemşehrilerim ben sizlere inanıyorum umarım Yüce Rabbimde sizlerin kalp gözünü açar sizler de bana inanır ve oylarınızla destek olursunuz. Her zaman dediğim gibi beni namerde mahçup etmeyin. Hakkımızda her şeyin hayırlısı olsun!.."
|
|