Herkes gibi bende,otururken düşünce alemine yolculuk yaparım.Değişik
konularda.
İşte düşünce alemindeki yolculuğumdan birisi.
1299 yılında Osmanlı Devletinin kurucusu Osman Gazi Anadolu topraklarında
Osmanlı Devletini kurmuş.Daha sonra Osmanlı Devletinin toprakları hızla
büyüdü.Kocaman bir Osmanlı İmparatorluğu oldu.
Osmanlı İmparatorluğu ile bireysel olarak başa çıkamayan Avrupa ülkeleri,onu
yıkmak için güç birliği oluşturarak Anadolu topraklarımıza defalarca haçlı
seferleri düzenlendiler ise de bunda başarılı olamadılar.Bu defa Osmanlı'yı
içten yıkmak için Osmanlı saraylarına sızdılar.Bunda ise başarılı olarak yedi
düvele hükmeden koca Osmanlı İmparatorluğu Anadolu topraklarına sıkıştırıldı.
Büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk 29 ekim…… de Türkiye Cumhuriyeti
Devletimiz kurdu.Hiç borçsuz,altın stokları olan,bir çok fabrikaları olan bu
ülkeyi bizlere bıraktı.Dünyanın en büyük yer altı ve yer üstü zenginliğine sahip
olan ülkemizde gözleri olan dış güçler bunları ele geçirmiş,halende bu
gayretlerini sürdürmektedir.Bunların en önemlisi ülkemiz ve dünyadaki en zengin
Bor madeni.
Bugün ülkemiz,iç ve dış borçları toplamı 400 ADB doları.
Bu nasıl oldu,bu günlere nasıl gelindi,sorumlusu kim sorusunun en güzel yanıtı:
Bizden intikam almak isteyen dış güçler dıştan,bizler ise içten ülke
zenginlikleri yok etmek için yıllardır uğramaktayız.Tüm bunlara rağmen aradan
yüzlerce yıllar geçti.Bizi yok edemediler di.Ama:
Bugün Türki'ye olarak yok olma tehlikesinin eşiğindeyiz.Baksanıza devletin
zirvesinden,e küçük yerleşim yerine kadar gerek siyasi,gerek ise tarikat,mezhep
ayrılıklarına düştük.
Son günlerde ülkesini seven aydın,siyasetçi,sanayici ve bir çok kesim bu
gidişatın tehlikeli boyutlara varacağının altını çizmeğe,söylevlerinde ise ses
tonlarını yükseltti.
Hani bir ata sözü vardır ya.HARÇ BİTTİ-YAPIYA PAYDOS MU
Allah harcımız bitirmesin,ülkemizi elimizden almasın.
YIKILMAK AYAKTAYIZ
Biz Türkler çok tevekkeli insanlarız.Olan,biten her şeyi ciddiye de almayız.
Trafik kurallarında alkollü araç kullanmanın sonucu,maazallah kaza,kazanın
sonunda ise ölüm.Ama bizde;Yahu,ne olacak.Bir ufakla bir şey olmaz.Yola devam
deriz.
AİDS hastalığına karşı yapılan uyarıları kesinlikle ciddiye almayız.Bana bir şey
olmazla tehlikeyi göz ardı ederiz.
Mikroplu,hijyenik olmayan,sağlıksız,hormonlu gıdaları da;Hadi len,bunları her
zaman yedik.Bir şey mi olduk diyerek onları yeriz.
Sağlıkta durum farklı değil.İşportacıdan aldığımız gözlükleri kullanmıyormuyuz.Her
hangi bir rahatsızlığımızda gelişi güzel ilaç kullanarak geçiştirmiyormuyuz.
Dünyada en pahalı akar yakıtı kullanmamıza rağmen,olsun varsın elden ne gelir
deyerek,akar yakıt kullanımında kısıtlama yapıyormuyuz.
Velhasılı,günlük yaşamaktan, hiç yarınlarımızı düşünüyormuyuz.Hayır.
Sadece YIKILMADIK AYAKTAYIZ.diyoruz.
AL ELİNE BALTAYI VUR BELİNE KAZMAYI
TBMM Bayındırlık komisyonu görüşmelerinde 4734 sayılı kamu ihale sözleşmeleri
kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı yerel gazetelerin ipini
çekecek.Yani yok edecektir.1300 civarındaki yerel gazeteler kapanacak.Burada
istihdam eden binlerce insan aç kalacaktır..Çoğunlukla bir hobi ile yerel gazete
çıkaran insanlar perişan olacaktır.En büyük darbe ise yerel haberleri,yerel
gazetelerden okuyan insanlara olacaktır.
Hükümetin yerel gazetelere sahip çıkması gerekirken,ipini çekmesine ise en güzel
söz.AL ELİNE KAZMAYI VUR BELİNE.
HAFTANIN GAFI
YÖK başkanı sayın Prof.Dr.Yusuf Ziya Özcan göreve geldiğinden beri yazılı ve
görsel basının haber malzemesi olması.
Tüm bunlara ilave olarak Prof.Dr.Yusuf Ziya Özcan TBMM deki sohbetinde imam
Hatip Liseleri ile sarf ettiği sözler bana göre günün gafıdır.KAPATALIM
ZIKKIMLARI.
Şimdi merak ediyorum.Kendisi de imam Hatip Lisesi mezunu olan başbakan R.Tayyip
Erdoğan dan nasıl bir yanıt ve tepki gelecek.
Bir ata sözü vardır ya.BİZİM OĞLAN VELİDİR.NE YAPSADA YERİDİR.