BİLGİ ÇAĞI - 2

********

Dünyaya ve olaylara ve Madam Curie kadar objektif bakacak insanlığın önünü açacak bizim bilim insanlarımız ne zaman söz sahibi olabilecek? Asistanı, doçenti, dekanı, rektörü hülasa aydını ne zaman olacak? Cemil Meriç'i " Hocam siz bir aydınsınız ancak bu milletin aydını değilsiniz "diyen uçurumun kenarından çeviren lise öğrencilerini, üniversitelerde başını, aç, sakalını kes, bıyığını beğenmedim, eteğini aç diyerek çalışanlar mı belirleyecek, eğitecek.
İlimizin ilim yuvası üniversitemizin en üst görevlisinin 26 Ocak 2008 tarihli Radikal Gazetesi 'de beyanatı şöyle:"Türban serbest bırakılmamalı. Türban siyasi simgedir. Üniversitelerde yasak kalkarsa bu liselerde de serbestliğin önünü açar. Türban konusunda anayasal düzenlemeye karşıyım"
Biz yine "Endülüs(İslam) kütüphaneleri yakılmasaydı insanlık galaksilerde geziyor olacaktı" diyen bu milletin aydınlarını aramaya devam edelim. Biz yine öğretmeninin evine doğru ayağını bile uzatmayan saygılı öğrencileri aramaya devam edelim.
Tahrif edilmiş İncil ve ruhban sınıfının insanlık ve akıldışı hegemonyasından İslam'ın parıltısını hissettirmesi (Rönesans) ile kurtulan batı dünyası deney ve gözlem ile büyük buluşlar yapar Pozitivizm tüm Avrupa'da yaygınlaşır. Papaz ve piskopos cenderesinden kurtulan aydın, deney ve gözlem ile bulduğuna tapmaya başlar. Kendi tespit ettiği bilgiyi tanrı yerine kor. Sosyal Sitemlerin Temelleri isimle kitabın yazarı bilge insan değerli hocam Aykut Edibali "Batı bilim adamı mikroskopta, laboratuarda herhangi bir madde gibi ben tanrıyı inceleyebilirim diyor(!). Bu İslam toplumunun çocukları olan bizlere ters bir düşüncedir" diyor. 1970 öncesinde kalemle aldığı ilmisağ isimli incelemesinde ayrıntılı olarak deney ve gözlemin sınırlarına dikkati çekmiş. Yazar binlerce üniversite öğrencisine rehberlik etmiş milyonlarca insanın kafasında kasıtlı olarak oluşturulan sis perdesini kaldırmıştır. İnsan gözünün 7 renkten oluşan güneş ışığını beyaz olarak gördüğünü, insan kulağının duyma eşiğinin dışında kalan milyonlarca sesi duymadığını, insanın dokunma duyusunun gramın on binde birinin altındaki ağırlığı algılayamadığı gösterilmiş deney ve gözlem ile elde edilen bilginin sınırlı olduğunu ortaya koymuştur. Edibali l997 yılında yazdığı Kur'an'ın Aksiyon Öğretisi isimli kitapta dünyanın ve kâinatın yaratılış bilgisinin deney ve gözlem ile elde etme imkânının olmadığını açıklamıştır.
Kur'anın Aksiyon Öğretisi'nden öğrendiğimize göre Allah meleklere insana (Adem'e)secde etmelerini ister. Allah meleklere eşyanın isimlerini sorar hiçbiri cevaplandıramaz. Allah Adem'e sorduğunda ilk insan ve ilk peygamber Adem (A.S) eşyanın bütün isimlerini söyler. Allah insana (Ademe'e) eşyanın bütün isimlerini öğretmiştir. İslam literatüründe eşrefi mahlûkat olarak geçen yaratılmışların en şereflisine ilim verilmiştir.
Eşyanın isimleri (ilim) bize ilk insan Adem Peygamber'in mirası, genlerimizle bugüne gelen bilgi ne kadar? Bizim aklımızla, deney ve gözlem ile bulabildiklerimiz ne kadar?
Akıl sahipleri olarak vahyin (Kur'anın) gösterdiği gerçeğe ne kadar yaklaşabileceğiz?Bir Nuh tufanından nasıl kurtulabiliriz? Astronomi ilminin 2008 yılında üç buçuk milyar ışık yılı ötede olduğunu tespit ettiğinden daha ötelerde kaç tane yıldız ve yıldız kümesi var? Endülüs kütüphanelerinde bunların hangileri biliniyordu ?
İlim yapmak, insanlığa faydalı olmak isteyenleri araştırılacak binlerce konu bekliyor.Ne mutlu İslam Rönesansı ile Muhteşem Türkiye davasına koşanlara.
 


Yazar: Mehmet Kiraz
Tarih: 2008-05-14


Bu Köşe Yazısının yer aldığı yer: Kütahya Aktüel Gazetesi (ekutahya.com)
http://www.ekutahya.com

Bu Köşe Yazısı için adres:
http://www.ekutahya.com/modules.php?name=Kose_Yazilari&op=viewarticle&artid=98