Bu 301 inci madde değişikliği gürleyen Kütahya'nın pınarlarından su içen,
çiniler başkentinde yaşayan, "guş ganedi galem olsa " derdini yazan Ahmet Ağa'yı
ne kadar ilgilendiriyor?
Bundan 555 yıl önce idi.1453 Mayısı'nda dünyanın incisi, göz bebeği, İstanbul
Surları'nı Fatih'in Şahinleri (topları) döverken Bizans yönetici ve aydınları,
eliti, entelijansiyası "melekler erkek mi, yoksa dişi mi?Meleklerin Kanadı var
mı, yok mu?"tartışmalarını yapmakta idi.Güneşin karanlıkla savaşı vardı..
Biz Şehzadeler ocağı Kütahya'da yaşayan insanlar olarak ülkemizin ve dünyanın
gündeminden ayrı yaşarsak eğer, meleklerin kanadı var mı yok mu tartışması ile
dünyayı kaplayan aydınlığı göremeyen Ayasofya ricaline benzeriz, Allah korusun!
Türkiye (ve dolaylı olarak Kütahya) son iki haftada 301 .madde ile yatıp 301.
madde ile kalkıyor.Kamuoyu Türk Ceza Kanununu'nun 301. maddesine öğrendi, ancak
değiştirilmek istenen nüansı, inceliği idrak edemiyor.Mevcut haliyle
301,Türklüğe, Türk Milleti'ne, Türkiye Cumhuriyeti'ne, Türkiye Cumhuriyeti'nin
kurumlarına hakaret edeni cezalandırıyor.
301 maddenin de içinde yer aldığı ve 2005 Haziran'ında yürürlüğe konulan 5237
sayılı Türk Ceza Kanunu, AB uyum paketi içinde AKP iktidarı tarafından
hazırlanıp kanunlaştırılmıştı. O zaman eksik kalan nedir?
AB yetkilileri Olly Rehn ve Jose Manuel Barosso dilinden anlatılan değişiklik
istekleri,Türkiye yöneticileri tarafından ciddiye alındı.Kanunu metnindeki Türk
Milleti, Türklük ifadeleri AB komiserlerinin isteğine uygun olarak nasıl izale
edilebilir çalışmaları yapılıyor.
Geçmişinde Türklük, Millet, Devlet, Bayrak kavramlarını bir türlü anlayamadan
karar merciine oturan insanların bunun önemini idrak etmeleri beklenemez.Türklük
kavramını sadece ırk ve kavim olarak anlamış, dünyada gücü, kuvveti sembolize
etmiş, ileri seviyede insani değerleri ortaya koymuş, yaşamış ve yaşatmış,
dünyayı adaletle yönetmiş bir MİLLET olarak göremezseniz, Batı'nın,Alman'ın
Fransız'ın, Amerikalı'nın Irak'ta yaşayanları da niye Türk olarak gördüğünü
algılayamazsınız Balkanlar'da Arnavut bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen
Mehmet Akif'in istiklal Marşı'ndaki coşku ve heyacanını, Diyarbakır doğumlu Ziya
Gökalp'in Türkçülüğün Esaslarını nasıl anlayacak?
!989 yılına kadar dünya, iki kutuplu (Kapitalist ve Marksist) emperyalist
politikaların uygulama alanı olmuştur.O zamana kadar batı emperyalizminin hedefi
komünist blokun yok edilmesi idi.Bugün batı emperyalizminin baş aktörü
Amerika'nın konsepti değişmiş, İslam dünyası ve Türk Dünyası olmuştur.1449
yıllarına kadar varlığı bile bilinmeyen bir kıtaya yerleşen İngiliz,Fransız,
İspanyol,İtalyan, Almanlardan, daha ismini telaffuz edemediğimiz kavimlerden
Amerika birleşik devletleri kurulmuştur.Binbir parça yap-boz tahtası Amerika,
kendini bir ve bütün gibi gösterirken; Adriyatik Denizi'nden Kore Yaylaları'na
kadar uzanan çok geniş bir coğrafyada yaşayan Türk Milleti'ni küçücük küçücük
oyuncak devletçiklere bölmeye çalışmaktadır.Güneydoğumuzdan halen gelen şehit
haberleri de bu insanlık dışı oyunun işaretleridir. Mustafa Kemal Atatürk'ün
hayata gözlerini yummasından sonra Türkiye'yi yöneten siyasi iktidarlar
Türkiye'nin jeo-stratejik önemini kavrayamamışlar, kazanımlarını inkar
etmişlerdir.
Batılı bir müsteşrik (oryantalist), "Üsküp'ten Doğu Türkistan'ın başkenti
Urumçi'ye kadar , cebinizde hiçbir para, üzerinizde bir lokma azık olmadan
güvenle seyahat edebilirsiniz.Bunun için tek bir şeye ihtiyacınız var o da
Türkçe bilmektir" diyor.
Türkiye, Türk aklına güvenen, Türk kimliğini inkar etmeyen, yap-boz tahtasının
sihirbazı Amerika'nın Büyük Ortadoğu Projesinin(BOP'un) eşbaşkanı olmakla
öğünmeyen yöneticilere kavuştuğunda 21.asır Türk asrı olacaktır.
Yarın aydınlık bir çağın başlangıcıdır.Sağlıcakla kalın.
Yazar: Mehmet Kiraz
Tarih: 2008-04-30