YAZIKLAR OLSUN / BABALAR GÜNÜ

Gazeteci Fatih Altaylı'nın programını izlerken adeta kanım dondu.İki türbanlı bayanın konuşmalarını izlerken.
Tarihimizi hiç okumamış,tarihi olayları gelişi güzel, kulaktan duymayarak ahkam kesen iki bayan:
İşgal yıllarında padişah Atatürk'ü görevlendirmiş.Oda bunu kötüye kullanmış.Laikliği getirmiş.Atatürk'ü sevmediğini,Humeyni'yi sevdiğini söylüyor.Kahramanmaraş olaylarını da iyi bilmeyen zavallı konuşmasında keşke İngilizler ülkemizde kalsaydı diye bilecek kadar iğrenç,kin ve nefret uyandıran seviyesiz sözler sevk ediyor.
Yazıklar olsun.
Türbanlı iki zavallının bu iğrenç konuşmalarını izlerken ülkemizdeki diğer türbanlı bayanların ayni görüşlerde olmadığını,onların bugün ülkemiz topraklarında özgürlüğümüzün sembolü olan,rengini aziz şehitlerimizin kanında alan bayrağımızın gönlerimizde dalgalanmasını,minarelerimizde arşa yükselen ezanlarımızın okunması,rahat ve huzur içinde yaşamamızı sağlayanların dün Dumlupınar'da,Çanakkale'de bugün Güney Doğu'da,Kuzey Irak'ta savaşarak canlarını feda edenler olduğunu gayet iyi bilen,onların ruhlarına hatimler indiren,fatihalar okuyanları ayrıt ediyoruz.Çünkü bu insanlar,kurtuluş savaşlarını ve onun baş komutanı Gazi Mustafa Kemal'i ve değerli silah arkadaşlarının yaptıkları tarih kitaplarından okumuşlardır.Onlar Dumlupınar ve Çanakkale şehitliklerinde sessizce ama gururla şehitlik mertebesine ulaşarak yatanların babaları ve dedeleri olduklarını gayet iyi bilmektedirler.
Ah,bu iki zavallı da Dumlupınar ve Çanakkale şehitliklerine gitselerdi.Dedelerinin savaş hatıralarını öğrenselerdi.Hatta bu zavallılar halen TRT de yayınlanan Kınalı Kuzular ve halen yayınlanmakta olan Dur Yolcu dizilerini izleseydiler.Bu zavallılar her gün Güney Doğu ve K.Irak da ülke savunmasında oluk,oluk kanları akan Mehmetçiklerimizin niçin öldüklerini idrak edebilselerdi.Kalkıp işgalci İngilizler ülkemizde kalsaydı diyemezlerdi.
Dünya da ilk defa kadınlara seçme ve seçilme hakkını tanıyan,modern ve çağdaş Türkiye Cumhuriyeti Devletini kuran Atatürk'ü sevmiyorum.Halkına zülüm eden,ülkesini ateşe atan molla bozuntusu Humeyni'yi seviyorum diyemezdi.
Hani bir ata sözümüz vardır.Benim dine söven,benim dinimden olsa.Zaten Nuray Bezirgen Türk vatandaşlığından çıkmış.Kanada vatandaşı olmuş birisi.Hadi oradan.Sana ne bizim Atatürk'ümüzden.Sen kimsinde ona dil uzatmaktasın.
Neden çok sevdiğin Humeyni'nin ülkesi İran vatandaşı olmadın da Kanada vatandaşı oldun.Diye sormazlar mı adama.Haydi git bakalım İran'a.Orada Humeyni'yi ve rejimi sevmiyorum diyenlere neler yapılıyor.Oradaki insanlar özgürlük var diye ülkemize kaçıyorlar.
Son cümlem ki:Bu zavallılar bildiklerinden değil,sadece bir şeyler biliyor desinler diye konuşuyorlar.Böyle sivri çıkışları ile acaba popüler alacaklarını mı sanıyorlar.
Eğer bu düşüncelerde iseler çok büyük yanılgı,gaflet,delalet ve ihanet içindelerdir.
BABALAR GÜNÜ
Antik roma döneminde Roma da Batı Virginia'da ortaya çıkmış.İddiaya göre Virginia'da John Dowd'ın annesi ölünce kendisi ve kardeşlerine bakan babası için babalar gününü anma günü ilan etmiş.1910 da Washington'nun Skokone kentinde de kutlamışsa da ilk olarak 1924 yılında ABD de babalar günü olarak kutlanmış.Tüm bunlar yaşamımızda babalarında tıpkı anneler gibi çocuklarının yaşamlarındaki önemli katkılarının olduğu gerçeğini yansıtır.Kesinlikle Anneler gününe karşı organize edilmiş değildir.
Tüm dünyada haziran ayının 3ncü haftası babalar günü olarak kabul edilmiştir.
Bu haftanın benim yaşamımda izi mevcuttur.Çünkü benim babam merhum Hacı Mehmet Ekmekçioğlu 12 haziran 2006 da ebediyete intikal etti.Bu hafta onun ölümünün 2 nci yılı.Bu neden ile bana ve aileme büyük bir miras bırakan babama minnet ve şükran borçluyuz.Allah ondan gani, gani rahmet eylesin.Mekanı Cennet olsun.Amin.Peki mirası neydi:Kesinlikle bıraktığı maddiyat ve gayri menkuller değil.
Kendisinin örnek kişiliğini bizlere empoze etti.İnsanları sevmeyi,saymayı,doğruluk ve dürüstlüğü,yardımlaşmayı ve dayanışmayı,kimsenin malında ve ırzında gözünün olmamasını,milleti ve devleti için çalışmayı,kapıya gelen her kimse ona elinden geldiğince yardımcı olmayı,kesinlikle makam ve mevkii için yalakalık yapmamayı,yalan ve dolandan,haramdan uzak durmayı kendisine şiar etmiş.Bizlerinde ayni yolda olmamızı için yetiştirdi.İşte biz Ekmekçioğlu ailesi olarak gittiğimiz her yerde,tanıştığımız bir çok insanlar ile Mehmet Ekmekçioğlu'nun evlatları olarak övgü alıyoruz.Saygınlık ve sevgi görüyoruz.
Bizlerde babamızdan aldığımız öğütleri çocuklarımıza yansıtmağa gayret ediyoruz.İnşaallah da başarırız.
Bu hafta babalar günü.Onlarda tıpkı Annelerimiz gibi çocukları ve tüm aile fertlerinin daha iyi ortamlarda yaşaması,yücelmesi için gece,gündüz,yaz,kış her türlü güç koşullarda çalışarak çocuklarını yetiştirmişlerdir.Bizler de onlara gerek yaşamlarında,gerekse vefatlarından sonra yılda bir gün değil her zaman şükran ve rahmetle anmalıyız.Bu asli görevlerimizden olmalıdır.
Bu nedenle hayatta olan tüm babalara tüm aile fertleri ile sağlıklı,uzun bir yaşam,ebediyete intikal etmiş olan babalara da Cenabı Allah'dan Rahmet diliyorum.Mekanları cennet olsun.
E-Mail: a.kadirekmekcioglu@hotmail.com


Yazar: Kadir Ekmekçioğlu
Tarih: 2008-06-18


Bu Köşe Yazısının yer aldığı yer: Kütahya Aktüel Gazetesi (ekutahya.com)
http://www.ekutahya.com

Bu Köşe Yazısı için adres:
http://www.ekutahya.com/modules.php?name=Kose_Yazilari&op=viewarticle&artid=114