İKİ FARKLI GÖRÜŞ

Ülkemizde yıllardır bir çok kişi telefonlarının dinlendiğini söyler.. Doğru veya yanlış bilemem.
Ama bazı kişilerin telefonlarının dinlenmesi de normaldir. Çünkü terör örgütlerinin elebaşları ve yandaşlarının bir eylem yapma istihbaratı aldıklarında,suç işleyenlerin yakalana bilmeleri için. Bunun içinde gerek mahkemeler,gerekse cumhuriyet savcılarının izin vermesi ile suçluları takip maksadı ile telefon dinlenmesi normaldir. Ülke ve toplumun huzuru için bu elzemdir. Bir çok terör eylemleri önceden böyle öğrenilmedi mi. Bir çok suçlu bu yöntemler sonucu yakalanmadı mı?
Fakat, bunların dışında yapılan konuşmaların dinlenmesine karşıyım. Ülkemizde son aylarda siyasetçisi, iş adamı, bürokratı telefonlarda yaptıkları konuşmaların dinlendiğin iddia ediyorlar. Özet olarak bazıları konuşmalarının, seslerinin duyulmasını istemezler. Hepimiz hatırlarız. Bilhassa askerde telefonların üzerinde büyük puntolarla yazılar vardır. Telefonda gizli konuşmalar yapılmaz. Diye. Demek ki bu doğruymuş.
Peki, toplumumuzda seslerinin, konuşmalarının duyulmasını isteyenler yok mu? Elbette var. Kim bunlar derseniz işte seslerinin ve konuşmalarının duyulmasını isteyenler ve nedenleri.
Maaşlarına az zam yapılan,geçim sıkıntısı çeken memur,işçi,emekliler.
Pahalı mazot,gübre,yem alarak çiftçilik yapan çitçiler.
Pahalı mazot ile insan ve yük taşıyan nakliyeciler.
Yıllarca okullarda dirsek çürüterek okuyarak diploma sahibi olup da iş bulamayan gençler.
Evinin mutfağında akşama eşi ve çocuklarına yemek pişiremeyen anneler.
Çalışmak isteseler iş bulamayan gençler ve işsizler.
Sabah besleme çekerek iş yerini açıp,akşama kadar siftah yapmadan evine dönen esnaf ve sanatkarlar telefonlarının dinlenmesini isterler.Çünkü bu insanlar yaşamlarını sürdürebilmek,günlük sıkıntıları gidere bilmek eşinden dostundan yardım isterlerken,konuşulanların kendisini yönetenler tarafından dinlenmelerini bir çözüm bulmaları açısından isterler.
Bu kesimlerdeki insanlar,çektikleri sıkıntıları siyasetçilerin duymaları için işyeri,çarşı,Pazar da el yakan fiyatlar yüzünden haykırışlarının duyulmasını isterler.
İşte size sesinin ve konuşmalarının dinlenmesi istemeyenler ve sesinin ve konuşmalarının duyulmasını isteyenlerin oluşturduğu iki farklı görüş.
BİZİM ZANAAT ZOR ZANAAT
Gazetecilik gerçekten çok bir zanaattır.Kişi veya kurumlar hakkında onların hoşuna giden haber yapılınca gazeteci sevilir.Hatta falanca gazeteci bak ne güzel haber yapmış denilir.
Gün gelir bunu söyleyenlerin hoşuna gitmeyen bir haber yapılınca kızılca kıyamet koparılır.
Falanca gazeteci öyle kötü haber yapmış ki sormayın.Hepsi,yalan,iftira dolu derler.
Ayni şey,gazetelerde köşe yazısı yazanlar için de geçerlidir.Çünkü bu tipler hazımsız olurlar.
Bu görüşte olanlar,gazetecilere devamlı düşmandırlar.Gazetecilere devamlı sataşırlar.Hakaretler yağdırırlar.Sözlü ve bazen de fiili saldırılarda dahi bulunmaktan kendilerini alamazlar.Akıllarınca gazetecileri sindireceklerini sanırlar.
Ama,hiç gazeteciyi bu şekilde sindiremezler.Çünkü her gazeteci basın ahlak ve kurallarına uyarak mesleğini icra ederler.Hiç bir gazeteci birilerinin ne figüranıdır.Nede yalakası.
İşte bu zavallılar,kendileri hakkında haber yapan gazetecilere sataşacaklarına,ben niye bu hatayı veya yanlışı yaptım.Demeli.Yaptığı yanlış ve hataları bir daha tekrar etmemeli.
Hz.Mevlana'nın bir sözü vardır.
SUSKUNLUGUMUZ ASALETİMİZDENDİR.
HER LAFA VERECEK BİR CEVABIMIZ VARDIR…
LAKİİİN LAFA BAKARIM
LAF MI DİYE !
BİR DE SÖYLEYENE BAKARIM
ADAM' MI DİYE


Yazar: Kadir Ekmekçioğlu
Tarih: 2008-06-11


Bu Köşe Yazısının yer aldığı yer: Kütahya Aktüel Gazetesi (ekutahya.com)
http://www.ekutahya.com

Bu Köşe Yazısı için adres:
http://www.ekutahya.com/modules.php?name=Kose_Yazilari&op=viewarticle&artid=111