Geçekten çok garip bir ülke olduk.Son 30-35 yıla geri baktığımızda bana hak
vereceksiniz.
Bizim ülkemizde olduğu kadar,dünyada siyasi amaçlarla işlenmiş,cinayetlerin
olduğu bir ülke olduğunu sanmıyorum.
İşlenen bu seri cinayet veya teröre kurban verdiğimiz
siyasetçi,yazar,gazeteci,bilim adamı olmak üzere sayıları birkaç yüzleri buldu.
Peki,bu terör ve siyasi cinayetlerin failleri tespit edilip yakalandı mı.Daha
doğrusu kaçı yakalanabildi.Yakın tarihimizde Susurluk da meydana gelen bir
trafik kazasından sonra yer,yerinden oynadı.Çete suçlamaları,ele geçirilen
silahlar,suçlanan insanlar.Arkasından Ergenekon olayı patladı.Yine ortalık toz
duman oldu.Bazı gözaltılar ve tutuklamalar derken oda küllenmeye bırakıldı.
Şimdi ise tele kulak gündeme adeta bir bomba gibi düştü.Bir değerli yargı
mensubu kendisinin ve eşinin izlendiğini iddia etti.Arkasından Ankara Ticaret
odası başkanı sayın Sinan Aygün Ankara'da ve ülkemizde izlenme veya telefonların
dinlenmesi kuşkusunu ifade etti.Ayni şekilde MHP genel başkanı sayın Devlet
Bahçeli ve partililer dinlenmeler konusunda ciddi kuşkularının olduğunu
söyledi.Bunlar gündemde yerini korur iken CHP genel sekreteri sayın Önder Sav'ın
da makamının dinlendiği ve orada konuşulanların zıt fikirdeki bir gazetede
yayınlanması şimdi ortalığı tamamen karıştırdı.
Önceden bu şekil izleme ve telefon,iş yeri,ofis ve evler Sovyetler Birliği
(şimdiki Rusya)da ve kominist ülkelerde olurdu.Küçüklüğümüzde Sovyetlerin o
meşhur polis teşkilatı KGB tarafından yapılanlar beyaz perdelere konu
olur,bizlerde sinemalarda bu ajanların filmlerini izlerdik.Sonrada filmin
analizi yapardık.KGB ajanlarının yaptıklarını tartışırdık.
Eğer, son günlerdeki izleme ve dinlemeler doğru ise bizde büyük gelişmeler
var.Baksanıza KGB yi sollamışız.Bizim haberimiz yok.
NEYİN İŞARET
AKP nin iktidar olmasından sonra Sosyal Dayanışma Vakıfları tarafından
yoksul,dar gelirli,kimsesiz vatandaşlarımıza kışlık yakacak kömür yardımı ve
gıda paketleri verilmeğe başlandı.Yine çok acil ihtiyaçları olan
vatandaşlarımıza yine vakıf tarafından parasal yardımlarda adet oldu.Tamam,bu
ülkede yaşayan,kimsesiz,yoksul,dul,yetim insanlara devletimizin hamiyetli yardım
eli uzanmalı.Yüce Peygamberimiz S.A.V.ne buyuruyor.Komşusu açken tok yatan
bizden değildir.Çok doğru söz.Zaten de İslam dininde yardımlaşma başta gelen
olaydır.
Ama bu yardımlaşmalar öyle bir hal aldı ki.İhtiyacı olmayanlarda Vakıflara
koşarak,bedava kömür,erzak ve para almağa başladılar.
Şimdi kulağıma gelenler doğru ise bazı yerlerde kapı, kapı dolaşılarak evlerinde
eksik olan beyaz eşyaları soruluyormuş.
Sanırım,devletimizin hamiyetlim elleri şimdi de
yoksul,dul,yetim,fakir,fukaralara çamaşır makinası,buzdolabı,televizyon,fırın
dağıtacak.
İyi,güzel hoş ama bunların kaynağı nereden karşılanacak.Devlet kasasından
ise;devletimizin borç miktarı önceden tek haneli milyar dolarla ile ifade
edilirken,bu sonradan iki haneli milyar dolarlara,şimdi ise devletimizin borcu
maalesef üç haneli milyar dolarlara ulaştı.
Eğer,bunun kaynağı dış finanslarca karşılanıyor ise;birileri bize neyin
karşılığı bu yardımları yapıyorlar.Yarın bu yardımların karşılığı bizden ne
ödünler talep edecekler.
Bu konuyu enine,boyuna çok iyi düşünmek zorundayız.Dağıtılan bu yardımlar
eli,ayağı tutan.Bileği ile taşı sıksa,taşın suyunu çıkaracak insanları
haylazlığa alıştırıyor.İnsanlar artık alın terinin karşılığını değil,birilerinin
ulufeleri ile yaşamlarını sürdürmeye alışırlar ise sonuç ne olur bilmem.
Yine son aylarda dağıtılan yardımların ve yardım edilenlerin sayısı
artırılıyor.Bunun iki izahı vardır.Ya ülkede ekonomi kötüye gidiyor.Yada yakında
bir seçim var. Nedersiniz.
Yazar: Kadir Ekmekçioğlu
Tarih: 2008-06-04